Büyük Ortadoğu Projesi

Büyük Ortadoğu Projesi !
Anasayfa | Gazete Manşetleri | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Döviz

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.6711 1.6792
  Euro 2.1032 2.1133
Hurriyet.www.gazetealemi.com Zaman www.gazetealemi.com Radikal www.gazetealemi.com Milliyet www.gazetealemi.com Bugun www.gazetealemi.com Turkiye www.gazetealemi.com Vatan www.gazetealemi.com Sabah www.gazetealemi.com Yeni Safak www.gazetealemi.com

Kapatılma Merakı ve Mahkemeyi Aldatmak

Okunma  Yazar : Ahmet Türkoğlu
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 246
Tarih  Tarih : 19 Mayıs 2008 15:28

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Kapatılma Merakı ve Mahkemeyi Aldatmak

 

AKP’ye açılan kapatma davasından, iddianameden ve AKP’nin savunmasından hepimiz haberdarız..

 

Peki içeriğini ne kadar biliyoruz?.. Hepsini okuyabilme gayreti gösterebildik mi? Ben gösterdim ve şu sonucu çıkardım : AKP’nin kapatılmasını en çok AKP’liler istiyor. Koskoca bir parti, bu kadar kötü hazırlanmış bir savunma sunuyorsa, bu parti kapatılmak istiyordur. Bir ihtimal daha aklıma geliyor aslında, o da şu; AKP parti içinde bölünmelere gitmiş, savunmayı hazırlayanların AKP’ye tuzak kurmuş olabileceği.. Kim bilir? Neden olmasın? Bu partinin taban kısmı Milli Görüşü satanlardan oluşmuyor mu? Belki de bu sefer satılma sırası AKP’ye gelmiştir.. Bu yüzden parti içinde yaşanacak bölünmelere şimdiden öncelikle AKP’liler hazır olmalıdır ve boş yere de sinirlenmemelidir.

 

Bizlerin de sürekli dile getirdiği Büyük Ortadoğu Projesi, Sn. Savcı’nın da İddianamesine girmişti.. Bunu pek su üstüne çıkarmak istemeyen batıcı medya, iddianameyi genel olarak türban, din üzerine çekti.

 

Şimdi iddianamedeki o bölüme bakalım :

 

“Demokrasiyi bir araç gören bu zihniyet, ‘gerçek amacını doksanlı yıllardan sonra dünyada küreselleşmenin merkez güçlerinin ülkemiz ve bölge ülkeleri için ürettiği ‘ılımlı İslam’ ideolojisi ve onun siyasi hedefi ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eşbaşkanları sıfatıyla söylemlerini insan hakları, demokrasi, din ve vicdan özgürlüğü, öğrenim hakkı gibi asıl referansları olan şeriatla hiç bağdaşmayan kavramların arkasına gizlenerek’ göstermişlerdir.” (s.117).

 

Ve bu cümlelere AKP’nin cevabı :

 

“Partimize iktidar olduğu tarihten beri bazı marjinal siyasi partiler, gazete ve dergiler kanalıyla yöneltilen bu tür eleştirilerin aynen iddianamede yer alması hukuk adına üzüntü ve kaygı vericidir. Biz burada normalde siyasi muarızlarımızın bize yönelttikleri bu tür ciddiyetten uzak siyasi iddiaları cevap vermeye değer görmüyoruz. Ancak, partimizin kurulduğu andan itibaren insan haklarına dayanan, demokratik, laik, çoğulcu bir hukuk devleti olarak Cumhuriyetin korunması ve ilerlemesi için büyük çaba gösteren bir siyasi parti olduğu iç ve dış kamuoyu tarafından bilinmektedir”.... “Sonuç olarak, “köktendinci”, “karşı devrimci”, “siyasal İslam”, “ılımlı İslam”, “aydınlanma felsefesi”, “küreselleşmenin merkez güçleri” ve “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” gibi teorik siyasi tartışmalarda kullanılabilecek kavramların bir iddianamede yer alması, bu davanın hukuki değil, siyasi mülahazalarla açıldığı yönündeki kuşkuları beslemektedir. Bölgesel ve küresel barışı milli menfaatlerimiz için öncelikli bir mesele olarak gören AK Parti hükümetleri, BM bünyesinde İspanya Devleti ile beraber eş başkanlığını yaptığı Medeniyetler İttifakı projesine de bu çerçevede katılmıştır. İddianamede “Büyük Ortadoğu Projesi” (BOP) ile karıştırıldığı anlaşılan Medeniyetler İttifakı projesine ülkemiz İspanya’yla beraber öncülük etmiş ve etmeye devam etmektedir. Sadece milli ve bölgesel unsurlarla evrensel değerler arasında değil, farklı kültürler ve milletler arasında da barış ve uzlaşmanın olması gerektiğine inanan Hükümetimiz, bu ilkeye bu tür projelerle kurumsal bir kimlik kazandırmıştır.” (s.93)

 

 

Görüyoruz ki iddianamede yer alan Büyük Ortadoğu Projesi iddiası (ki iddia değil, tamamen gerçektir) AKP tarafından reddediliyor. Savcı BOP ile Medeniyetler İttifakını birbirine karıştırmış deniliyor. Aynı zamanda BOP için de “siyasi bir olay” tanımı yapılıyor. İlk olarak AKP’lilerin şunu bilmesi gerekiyor, BOP sadece siyasi bir dava değildir. Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve hatta sınırlarını tehdit eden büyük bir emperyal projedir. Böyle bir durumda, yargının ses çıkarmamasını nasıl beklersiniz? Böyle bir tehlikeyi nasıl olur da “siyasi konu” diyerek küçümseyebilirsiniz?

 

BOP, Milli Egemenliğin önündeki büyük tehlikedir ve bana göre bu projeye eşbaşkanlık yapmak vatana ihanet kapsamında değerlendirilmelidir. Türkiye’de BOP’a hizmet eden ilk siyasi parti değildir AKP ama bunu dile getirebilmek, bu halkla göz göre göre dalga geçmektir. Türk Ulusunun geleceğini tehlike altına sokmak Atatürk’ün bahsettiği dahili bedhahlıktır.

 

AKP’lilerin BOP hakkında söylediği sözler genelde dergi ve gazetelerde çıktığı için “kanıt sayılmaz” düşüncesi hakim. Halbuki röportajlar ses kaydı alınarak yapılır. Yani her birinin kayıtları mevcuttur. Yazılı metinleri bir kenara koysak da bir mitingde de bu projeye eşbaşkanlık yaptığından bahsetmiş, mevzubahis video görüntüleri Ulusal Kanal’da da yayınlanmıştır. Ayrıca Erdoğan, Kanal D’deki Teke Tek programında ise Diyarbakır’ı BOP başkenti yapmayı planladıklarını açıkça ifade etmiştir.

 

Sadece bu konuda dahil iddianameye ekleme yapabilir Sn. Savcı. Yapmalıdır da. Çünkü ortada büyük bir kandırma var. AKP’nin zaten ana mantığı kandırma ve aldatmadır ancak bu sefer hedefteki sadece halk değil aynı zamanda Yüce Mahkeme ‘dir. Mahkemeyi aldatmaya yönelik beyan vermenin suçu da apaçık ortadadır.

 

AKP’liler bu savunmayı hazırlarken ne düşünmüş olabilir?

 

1.       Erdoğan dahil tüm AKP milletvekilleri AKP’nin kapatılmasını istiyor. Eğer kapatılırsa her zamanki mağdur edebiyatı devreye sokulacaktır.

2.       Erdoğan partiyi kurtarmak istese de, savunmayı hazırlayan isimler AKP’yi içten çökertmek için böyle yalanlarla dolu ve basit suçlamalar ve inkarlar taşıyan çocuksu bir savunma hazırlayıp altına da Erdoğan imzası attırarak suçu tek bir isimde yükleyip, Erdoğan’ı yok edip, kendilerine yol açma çabasına girmişlerdir.

3.       97 yılındaki hapsi cezasının tekrarı yapılmak istenmektedir. Bir hapis %34 ve akabinde %47’yi getirdi ise ikinci bir hapis %50’yi de getirir düşüncesi hakim olabilir.

 

Bu saatten sonra ne olacak?

 
Diyelim ki birinci tezim doğru çıktı. AKP kapatıldı, mağdur edebiyatı devreye sokuldu. Peki bu süreç içerisinde AKP’liler hakkında açılacak davalar ve cezaların kaçınılmaz olduğunu göz önünde bulundurursak ne kadar mağdur edebiyatına yatarlarsa yatsınlar halktan bir kopuş gerçekleşecektir. Çünkü açılacak davalar sadece laiklik ihlalinden değil, yolsuzluk üzerinden de olacaktır ve bu halkı her konuda kandırabilseniz de işin içine yolsuzluk girince bu halk sizi sahiplenmeyi bırakır. Çünkü bu halk dürüsttür, namusludur.

 

İkinci tezim doğru çıkarsa; AKP kapatılsa da kapatılmasa da sonu gelmiş olur. Erdoğan siyasi yasaklı olur, bu sırada bölünmeler yaşanır parti içinde kaymalar olur AKP’den ayrılan yahut hala parti içinde bulunan AKP’lilerin yeni parti kurma çalışmaları olur. Bunlar da pek bir çözüm vermez..

 

Üçüncü tezim doğru çıkarsa Cumhuriyet’in nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu gözler önüne serilir. Bir halk iki kez aynı numarayı yer mi? Gerçekten bilemiyorum.. Tıpkı birinci tezimdeki öngörüm gibi bu konuda da yolsuzluk davalarından sonra Erdoğan’ın halktan kopuşu söz konusu olacağına inanıyorum.

 

Peki ya yolsuzluk dosyası ortaya çıkmazsa?..

 

İşte o zaman bilin ki, Erdoğan kaç yıl sonra olursa olsun yine bu ülkenin başına geçecektir.. Belki tek başına değil, ama yine büyük bir güçle.. Ne Avrupa ne Amerika Erdoğan’dan gördüğü ilgiyi ve hizmeti başka liderden veya partiden göremez/bulamaz. Bu da bizi karamsarlığa itmektedir.. Bunun önüne geçmek için ise acil olarak siyasi partilerin yenilenme sürecine girmesi lazımdır. Ayrıca siyasi partilerin Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacını ve hedefinin ne olduğunu gerek meydanlarda gerek basın yolu ile gerekse teşkilatları yolu ile halka bildirmesi gerekmektedir. Aslında bu kadar zaman içerisinde bunu yapmamaları da aklımızda bir soru işareti bırakmaktadır.

 

  • Neden Cumhuriyetten bahsedenler BOP konusunda sessiz olur?
  • Neden Milliyetçilikten bahsedenler BOP konusunda sessiz olur?
  • Neden BOP’un tehlikesini bu halka açık açık duyurabilen tek parti İP ve yıllardır ağzımıza geleni söylediğimiz Genel Başkanı Doğu Perinçek olur ve neden bu isim Ergenekon operasyonu kapsamında içeri alınır, tıpkı diğer Anti-Amerikancılar gibi?
  • ...

“Neden”ler uzar gider.. Farkettiğimiz bir şey var ki Amerika Türkiye’de hiç olmadığı kadar güçlüdür. Ancak Amerika’nın da farketmediği bir şey var ki yeni nesil bilinçli, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir nesil olmaktadır.

 
Türk Milleti ikinci kez Milli Mücadele'ye muhtaç kalmıştır !
 
1919 'da doğan aradan yıllar sonra uyuyuşa geçen o güç, tekrar canlanacaktır.
 
Ve ;
Milli Mücadele canlandığında, tarih o unuttuğu şanlı Türk Milleti'ni tekrar tanıyacaktır. İki partiyle, iki adamla, iki projeyle çökertmeye çalıştığı binlerce yıllık tarih, başlarında patlayacaktır.. Bundan şüpheniz olmasın!
 
Esenlikler..

 

AKP’NİN KRONOLOJİK BOP DOSYASI :

 

http://www.buyukortadoguprojesi.com/haber/3-bop-dosyalari-akpnin-kronolojik-bop-dosyasi.html 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

Alper Topuz [ 25 Mayıs 2008 21:20 ]

Mahkemeyi aldatmaya yönelik beyan vermenin cezası sanırım 2-6 yıl arası değişiyor. Umarım bu da, "sayın öcalan" gibi para cezasına dönüştürülmez..

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Ahmet Türkoğlu Ahmet Türkoğlu
Kapatılma Merakı ve Mahkemeyi Aldatmak

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

BOP hakkında ne kadar bilginiz var?





Tüm Anketler

Takvim


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi