Büyük Ortadoğu Projesi

Büyük Ortadoğu Projesi !
Anasayfa | Gazete Manşetleri | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Döviz

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5118 1.5191
  Euro 2.0585 2.0684
Hurriyet.www.gazetealemi.com Zaman www.gazetealemi.com Radikal www.gazetealemi.com Milliyet www.gazetealemi.com Bugun www.gazetealemi.com Turkiye www.gazetealemi.com Vatan www.gazetealemi.com Sabah www.gazetealemi.com Yeni Safak www.gazetealemi.com

GAP mı BOP mu? / Komplo Teorisi (mi acaba?)

TRT, Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde de yayın yapabilecek.

Kategori  Kategori : BOP Özel Dosyaları
Yorumlar  Yorum Sayısı : 2
Okunma  Okunma : 754
Tarih  Tarih : 30 Mayıs 2008 02:05

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto


TBMM Genel Kurulunda görüşülen TRT Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 6. maddesi üzerinde verilen önergeyle, maddenin başlığı ''TBMM ve açıköğretim yayınları ile eğitim ve öğretim amaçlı yayınlar ve diğer yayınlar'' şeklinde değiştirildi.

Önergeyle, TRT'nin, Türkçe dışında farklı dil ve lehçelerde de yayın yapmasına imkan tanındı.
 
GAP kapsamında atılan bu adım hizmetin GAP'tan BOP'a doğru kaydığını tartışmaları beraberinde getirdi..
 
Bilindiği üzere ilk olarak Armed Forces Journal (Amerika Silahlı Kuvvetleri Dergisi) da yayınlanan Büyük Ortadoğu Projesi haritasında Türkiye'nin büyük bir bölümü Kürdistan olarak gösterilmişti. Bölgeyi Kürdistan yapmak için hain saldırıların fayda etmeyeceğini her örgüt ve devlet kavraması sebebi ile artık derin güçler Kürdistan'ın temellerini kağıt üzerinde atmakta..
 
İlk adım : PKK'dan arındırılmış temiz kürtler! (Kürdistan'ı Meşrulaştırmak)
* GERÇEKLEŞTİ
 
PKK'yı uzun yıllar boyunca destekleyen Amerika geçtiğimiz aylarda birdenbire PKK düşmanı oluvermişti. TSK'nın PKK'ya operasyonlarında istihbarat desteği sağlamaya başlamıştı.. Bu Amerika'nın Anti Amerikancı görüşü azaltmak isteği olarak değerlendirilmişti. Ancak PKK'nın devredışı kalması ile birlikte "demokrasi" başlığı altında DTP'lilerin 'Silahsız PKKlı'lık yapmaya başladığı görülmüştür.
 
Gittikçe sivrileşen ve güçleşen DTP, akabinde dile getirilmese de 'Kürtçü' bir ideolojiyi beraberinde taşımış, yüceltmiştir. Artık kürtler silah alıp dağa çıkmak yerine DTP mitingine inip teröristbaşı lehine sloganlar atabiliyor, güvenlik güçleri tarafından müdahale de görmüyordu.. (Malum o demokratik hak) DTP 'ezilmiş halk' edebiyatı yapıp Kürtçülüğü kamçılarken bir yandan da gerek Barzani-Talabani ikilisi gerekse Amerikalı yetkililer Kürdistan sözcüğünü sürekli dile getiriyordu. Türk ve Dünya basını sürekli yayınlarda Kürdistan aşağı, Kürdistan yukarı haberleri geçiyor Türk halkının bilinçaltında tıpkı depremle yaşamayı aşılamak gibi Kürdistanla yaşama fikri aşılanıyor, Kürdistan meşrulaştırılıyordu!..
 
İkinci adım : Kimlik karmaşası ! (Sözde Azınlık Hakkı 1) 
* GERÇEKLEŞTİ
 
Yıllarca, en kötü şartlar altında dahi 'Türk Milleti' kavramının anayasada yazıldığı üzere "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran halk" olarak tanımlanması tartışılmazken AKP'nin getirdiği istikrar ve demokrasi ile birlikte bu kavram yetersiz görülmüş, Erdoğan alternatif kimlik üretip 'Türkiyelilik' ve 'alt kimlik-üst kimlik' kavramlarını ortaya atmıştır. Yani artık Kürtler 'Türk Milleti' kavramı altında kalmamaktadır(!) 
 
Üçüncü adım : Kürtçe Televizyon Kanalı (Sözde Azınlık Hakkı 2) 
* GERÇEKLEŞTİ
 
Dün itibarı ile (29 Mayıs 2008) izni çıkarılan yakın zamanda gerçekleştirilmesi planlanan proje.. TRT'ye 24 saat 'farklı dillerde' yayın izni.. 'Farklı diller' kavramının 'Kürtçe' ve lehçeleri ile sınırlı kalacağı gün gibi açıktır. Peki bunda maksat nedir? Maksat; Türk Milleti kavramından çıkarılan Kürtlerin, dilini de resmileştirmek! Bundaki maksat da GAP ortakpaydasında açıklanabilir. Yani amaç Kürtleri G.Doğu'da sıkıştırmak. Erdoğan'ın GAP kaynağını açıklamamasını anormal karşılamamak gerekiyor. Bizler maddi kaynağın tahminen Amerika yahut AB'den alınan hibeler olduğunu söyleyebiliriz.. G.Doğu'da yatırım yapılması sonucu "Kürtlerin göçünün önüne bir engel çekilmiş olacak, böylece İstanbul, Ankara gibi megakentler rahat nefes alacak" görüşüne sahip kafaların bu olaya sevineceğini şimdiden söyleyebiliriz. Ama olayın perde arkasına bakarsak, bölünmeyi yani BOP'u görüyoruz!..
 
Şöyle ki, Kürtçe TV kanalı sonrasında Türkçeden biraz daha uzaklaşan Kürt halkı, DTP gibi bölücü partilerin kışkırtması sonucu ikinci bir hak olarak 'Kürtçe Eğitim'i isteyecektir. Kürtçe TV kanalı varsa, eğitimin olmaması için de hiçbir bahane olamayacağından bu da gerçekleşecek.
 
Bunun sonucunda Kürtler 'in Türkçe'ye ihtiyacı sıfıra inmiş olacak. Kürtlerin Türkçe'den sıyrılması için bir tek kamusal alan engeli kalıyor.. Peki TV kanalı Kürtçe olan, eğitimini de Kürtçe alan insan neden kamusal alanda Türkçe konuşsun ki? O da Kürtçeleşir..
 
Sonuç olarak doğunun tamamen Kürt bölgesi oluşu ve yatırım ile zenginleşen bir ideolojinin (kürtçülük) yücelmesi ile birlikte ortaya çıkabilecek iki basamaklı sonuç vardır :
 
1. Eyalet Sistemi
2. Kürdistan
 
Dördüncü adım : Eyalet Sistemi!  (Doğuyu Kürt Bölgesi Haline Getirmek)
* TEMELİ ATILDI
 
Dünya devlerinin masabaşında dış borç batağına saplanmış ülkemizin iktidarının önüne iki seçenek sunduğunda, tercih eyalet sistemi olacaktır.. Bu da bir ülkenin varolma/yokolma savaşına dönüşecektir!
 
Kenan Evren ve DTP 'liler de bunu dile getirmişti!
 
Kenan Evren'in PKK'nın temelini attığını ve hatta kurulması planlanan Kürdistan'ın da temelini attığını açıkça dile getirebiliriz.. Bu yüzden eyalet sistemini devreye sokma isteği de hiç şaşırtıcı olmamalı.. DTP'lilerin de eyalet sisteminin bölünmeyi kolaylaştıracağı düşünceleri vardır. Bu yüzden eyalet sistemi isteklerini dile getirmişlerdir..
 
Eyaletlere bölünmüş bir ülkenin yönetimi zordur.. Merkezi yönetimin zayıflaması kaçınılmazdır. Bundan dolayıdır ki sözde müttefik aslen düşman ülkeler Türkiye Cumhuriyeti'ni OSMANLILAŞTIRMA PROJESİ gütmektedir. Çünkü Türkiye, Cumhuriyet ile yönetildiği, laiklik ve demokrasiden uzaklaşmadığı sürece potansiyel suçlu haline getirilemez. Ama Osmanlılaştırma çabaları sonuç verir de eyaletlere bölünme durumu gerçekleşirse, önce merkezi yönetimin zayıflaması, sonra azınlıkların ayaklanması, azınlıkların bitmek bilmeyen hak isteği en sonunda eyaletlerin bağımsızlık isteğine kadar varacak. Bu süreç içerisinde laiklik ilkesinin ihlal edilmesi kolaylaşacak ve ihlal edilecek. Bu ülke içinde istikrarsızlık yaratırken, bir yandan da irtica-i yönetimi devreye sokacaktır...
 
Osmanlı'nın sonuna ne kadar da benziyor!..
 
Beşinci adım : Kürdistan İsteği!  
* TEMELİ ATILDI / GERÇEKLEŞEMEZ PROJE
 
Bkz: Milli Mücadele / Kurtuluş Savaşı !
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır.

Cumhuriyet Kadını [ 12 Haziran 2008 01:13 ]

Toplumu tek bir bütün haline getiren ortak özellikler vardır. Dil de bunlardan biridir. Bugün Kürtlere Kürtçe hakkı vermek, yarın Lazlara, Çerkeslere, Gürcülere ve bilimum azınlıklara da dilsel özel hak tanımayı gerektirir. Bu burada kalmaz, eğitime de yansır. Karar acilen iptal edilmeli! Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir..!

Alper Topuz [ 03 Haziran 2008 14:31 ]

Dil bir toplumda bütünleştirici noktadır. Kürtlere Kürtçe yayın vermek, diğer azınlıkları ezme anlamına gelir. Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir Kürtçeyi kabul edemeyiz!

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Ahmet Türkoğlu Ahmet Türkoğlu
Kapatılma Merakı ve Mahkemeyi Aldatmak

SON DAKİKA HABERLERİ

ANKET

BOP hakkında ne kadar bilginiz var?





Tüm Anketler

Takvim


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi